KURUMSAL
Ukrayna'da Liberalizmin GeliÅŸimi[1]
Yazarlar: LEONID A. KRASNOZHON AND YULIYA V. YEHOROVA[2]
Çeviri: Kamil SARI[3]
Ukrayna'nın 24 AÄŸustos 1991'de bağımsızlığını ilan etmesinin ardından Yeltsin yönetimi, Rusya'nın güney Ukrayna, doÄŸu Ukrayna ve kuzey Kazakistan dahil olmak üzere önemli Rus azınlıklara sahip eski Sovyet ülkeleriyle toprak sorunlarını gündeme getirme hakkı olduÄŸunu iddia eden bir bildiri yayınladı (Solchanyk, 1996; Subtelny, 2009; Plokhy, 2017). Bu açıklama, Sovyet sonrası dönemde Ukrayna ile Rusya arasındaki ilk ciddi siyasi çatışmayı baÅŸlattı. Rus parlamentosu, BaÅŸkan Yardımcısı Aleksandr Rutskoi baÅŸkanlığında Kiev'e bir heyet gönderdi. Ukrayna parlamentosu (Verkhovna Rada), Ukrayna halkının kendi kaderini tayin hakkını ileri sürerek heyetin eski Sovyet devletlerinden oluÅŸan yeni bir birliÄŸe katılma teklifini reddetti.
1 Aralık 1991'de Ukrayna'nın bağımsızlık ilanı ulusal referandumda oyların yüzde 90'ını aldı. 12 Aralık 1991'de Rus parlamentosu eski Sovyet ülkeleri arasındaki siyasi, ekonomik ve hukuki ortaklığı korumayı amaçlayan Bağımsız Devletler TopluluÄŸu anlaÅŸmasını onayladı. 20 Aralık 1991'de Ukrayna parlamentosu "Bağımsız Devletler TopluluÄŸu'nun kendi yönetim ve idari organlarına sahip bir devlet oluÅŸumuna dönüÅŸmesine karşı çıkan" bir bildiri yayınladı (Plokhy, 2017: 324). 1994'teki BudapeÅŸte Memorandumu ve 1997'deki Rusya-Ukrayna AntlaÅŸması, Rusya ile olan sınır ve toprak sorunlarını çözüme kavuÅŸturmuÅŸtur (Laruelle, 2016).[4]
1990'ların başından bu yana eski Sovyet ülkeleri farklı siyasi ve ekonomik kalkınma yolları izlemiÅŸtir. Rusya otokrasiyi pekiÅŸtirip ekonomi üzerindeki devlet kontrolünü artırırken, Ukrayna iki devrimle demokratikleÅŸmeyi savundu, komünizmden arındırma reformunu hayata geçirdi, hükümeti adem-i merkezileÅŸtirdi ve dünya kara toprak rezervlerinin neredeyse yüzde 30'u için bir pazar açtı. Politik ekonomi ve yeni kurumsal ekonomi literatürü, fikirlerin, ideolojinin, etiÄŸin ve retoriÄŸin kurumsal geliÅŸim sürecini deÄŸiÅŸtirdiÄŸini göstermektedir (Higgs, 1987, 2008; Denzau ve North, 1994; Boettke, Coyne ve Leeson, 2008; McCloskey ve Carden, 2020; Shughart, Thomas ve Thomas, 2020). İdeoloji, etik ve toplumsal mutabakatta merkezi olmayan kendiliÄŸinden deÄŸiÅŸim, siyasi eylem ve kurumsal dönüÅŸüm yaratır (McCloskey ve Carden, 2020). Seçkinler tarafından vatandaÅŸlara dayatılan bir ideolojinin yukarıdan aÅŸağıya yeniden yapılandırılması sosyal düzeni deÄŸiÅŸtirir (Higgs, 2008). Dahası, savaÅŸlar, ekonomik bunalım veya modernleÅŸme gibi tarihsel olaylar, toplumsal yapıyı deÄŸiÅŸtirerek ve büyük düÅŸünürlerin söylemlerini deÄŸiÅŸtirerek ideolojik deÄŸiÅŸimin seyrini etkiler.
Bu çalışma, politik ekonomi literatürüne ve yeni kurumsal ekonomi literatürüne katkıda bulunmaktadır. On dokuzuncu yüzyıldan modern zamanlara Ukrayna’da liberalizmin geliÅŸimini inceliyoruz. GeçtiÄŸimiz iki yüzyıl boyunca, tarihsel olaylar Ukrayna'yı Rusya ve Avrupa arasında tutsak ve devletsiz bir sınır bölgesi olarak nitelendirmiÅŸtir. Ancak biz tarihin kimliÄŸi belirlemediÄŸini varsayıyoruz. Ukrayna liberalizmi, özgürlük ve haysiyet mücadelesinin uzun bir döneminde bir ulusa rahatlık ve dostluk getiren yerli bir içsel inanç sistemi olarak ortaya çıkmıştır. Sosyal bir düzenleme olarak liberalizmin Ukrayna'da demokratikleÅŸme ve piyasa odaklı reformları nasıl ve neden yönlendirdiÄŸini açıklıyoruz. Bu çalışmanın bir sonraki bölümü on dokuzuncu yüzyıl Ukrayna'sında liberalizmi tartışmaktadır. Daha sonra Sovyet sonrası dönemde Ukrayna liberalizmi incelenmektedir. Son bölüm ise sonuç deÄŸerlendirmelerini içermektedir.
On Dokuzuncu Yüzyıl Ukrayna'sında Liberalizm
Higgs'e göre "ideolojiler, sosyal iliÅŸkiler hakkında bir ÅŸekilde tutarlı, oldukça kapsamlı inanç sistemleridir ve bu tür sistemlerin her birinin biliÅŸsel, ahlaki, pragramatik ve dayanışmacı yönleri vardır. Bu tür inanç sistemleri, diÄŸer ÅŸeylerin yanı sıra, ekonomik düzenin doÄŸasını ve hükümetin büyüklüÄŸünü belirlemede kritik bir rol oynamıştır" (Higgs, 2008: 547). Bir Avrupa ulusu olarak Ukrayna fikri, on dokuzuncu yüzyıl klasik liberal düÅŸünürü Mykhailo Drahomanov ve 1920'lerin ulusal komünizm savunucusu Mykola Khvyliovy de dahil olmak üzere Ukraynalı entelektüellerin yazılarında uzun süredir dolaÅŸmaktaydı (Plokhy, 2017: 325). Drahomanov, Franko, Kistyakivsky ve Tugan Baranovsky gibi on dokuzuncu yüzyıl Ukraynalı entelektüelleri ideolojik birlik sergilediler. Emperyalizme karşı çıkmışlar, Marksist sosyalizmi reddetmiÅŸler ve Avrupa inanç sistemine dayanan liberalizm, demokrasi ve ulus inÅŸası fikirlerini yaymışlardır (Bunyk ve Krasnozhon, 2018).
On sekizinci yüzyılın sonları ile yirminci yüzyılın baÅŸları arasında Ukrayna, Habsburglar ve Romanovlar olmak üzere iki imparatorluÄŸun egemenliÄŸi altında ekonomik, siyasi ve entelektüel olarak geliÅŸti (Subtelny, 2009; Plokhy, 2017). İki imparatorluk arasındaki toplumsal iliÅŸkilere dair inanç sistemleri arasındaki uçurum muazzamdı. Habsburglar on sekizinci yüzyılın sonları ile on dokuzuncu yüzyılın ortaları arasında serfliÄŸi kaldırmış, kitlesel toprak reformu gerçekleÅŸtirmiÅŸ ve anayasal monarÅŸiye geçiÅŸ yapmıştır. Rus monarÅŸisi serfliÄŸi ancak 1860'larda kaldırmış ve anayasal monarÅŸi ancak 1905 "Kanlı Pazar" Devrimi'nden sonra kurulmuÅŸtur (Subtelny, 2009; Krasnozhon ve Bunyk, 2019).[5]
Drahomanov (1841-1895) on dokuzuncu yüzyıl Ukrayna liberal hareketinin liderlerinden biriydi (Rudnytsky, 1952: 71; Tomenko 1996: 74). Siyasi faaliyetleri nedeniyle 1876'da görevden alınıp Rus İmparatorluÄŸu'ndan ayrılmak zorunda kalana kadar Kiev Üniversitesi'nde eskiçaÄŸ tarihi profesörü olarak çalışmıştır. Cenevre'de bulunduÄŸu yıllarda (1876-1889), hem Avusturya hem de Rus İmparatorluklarında popüler olan ilk Ukraynaca Sosyo-politik dergi “Hromada”yı (Topluluk) (1878-1882) kurdu. Son yıllarını Bulgaristan'daki Sofya Üniversitesi'nde tarih profesörü olarak geçirdi.
Drahomanov'un siyasi düÅŸüncesi, bir yaptırım kurumu olarak hükümet ile bireylerin gönüllü birlikteliklerinden oluÅŸan ve kendiliÄŸinden ortaya çıkan bir sistem olarak sivil toplum arasındaki ayrım etrafında dönüyordu. Diyalektik tarih yöntemini reddetmiÅŸ, Marksist siyaset felsefesini ve kültürel determinizmi eleÅŸtirmiÅŸtir. Aristoteles'in korporatizm fikrinden etkilenerek, dil temelli gönüllü birliklerin ademi merkeziyetçi bir sosyal düzeninde yaÅŸayan Avrupa uluslarından oluÅŸan bir federasyon öngördü. Ona göre Pan Avrupa federalizmi, Ukrayna, Polonya veya Litvanya gibi devletsiz tutsak uluslar için barışçıl bir liberalleÅŸme ve kendi kaderini tayin etme aracıydı. Drahomanov, TopluluÄŸa SesleniÅŸte (1878) Avrupa federasyonunun amacının "hükümetin gücünü azaltmak ve onu birey ve topluma tabi kılmak ve anarÅŸinin yaÅŸayan hukuk kuralını ortaya koymak ve hukukun üstünlüÄŸünü aristokrasi ve devletten kurtarmak" olduÄŸunu yazdı.
Drahomanov'un iki öÄŸrencisi Ivan Franko (1856-1916) ve Bohdan Kistyakivsky (1868-1920), Sovyet döneminin baÅŸlangıcına kadar Ukrayna liberal geleneÄŸinin önde gelen temsilcileriydi. Avrupa'daki Sosyalpolitik akımı altında Drahomanov'un Pan-Avrupa anarÅŸizmine muhalefet ettiler.[6] Franko 1893 yılında Viyana Üniversitesi'nden tarih alanında doktora derecesi aldı. Kistyakivsky 1899'da Strasbourg Üniversitesi'nden tarih doktorası aldı ve burada Alman tarihselci Wilhelm Windelband'ın (1848-1915) gözetimi altında çalıştı. Kistyakivsky'nin yazıları Ukraynalı liberaller arasında oldukça popülerdi ve Franko da Polonyalı, Alman ve Avusturyalı liberaller arasında iyi tanınıyordu. Polonya gazetesi Kurjer Lwowski'nin (The Lviv Post) yayın kurulundaydı (Rudnytsky, 1967: 143). Ayrıca Viyana'da yayınlanan haftalık demokratik Die Zeit gazetesinin düzenli muhabiriydi ve Batı Ukrayna hakkında haberler yapıyordu.
Devlet ve Birey (1899) adlı kitabında Kistyakivsky, hukukun üstünlüÄŸü altında yaÅŸam, özgürlük ve mülkiyetin korunmasında hükümetin sınırlı bir rol oynamasını savunmuÅŸtur. Hukukun üstünlüÄŸü ile polis devletini birbirinden ayırmıştır. Hukukun üstünlüÄŸü, bireysel çıkarlara hizmet eden ve kiÅŸisel özgürlükleri koruyan en yüksek yönetim biçimi olarak toplumsal geliÅŸimin doÄŸal bir sonucuydu. Kistyakivsky, hukuk devleti olarak Avusturya İmparatorluÄŸu ile polis devleti olarak Rus İmparatorluÄŸu'nu yan yana koymuÅŸtur. Ona göre, kamusal yaÄŸmayı engelleyen kurumsal kısıtlamalardan yoksun olan polis devleti, kendi kaderini tayin etme ve kendini ifade etme özgürlüÄŸünü tanımıyordu. Benzer ÅŸekilde, on sekizinci yüzyıl Avusturya hükümdarları Maria Theresa ve Joseph II'nin aydınlanmış monarÅŸisini inceleyen Franko da Sosyo-politik hareketini desteklemiÅŸtir. Franko, “History of the Socialist Movement” (1904) adlı kitabında sınırlı hükümeti savunmuÅŸ ve Avrupalı çaÄŸdaÅŸlarını Marksist sosyalizmin müdahaleciliÄŸe ve totalitarizme yol açacağı konusunda uyarmıştır.
Ukrayna liberal geleneÄŸinin on dokuzuncu yüzyıldaki son önemli temsilcisi olan Mikhail Tugan-Baranovsky (1865-1919) bir politik iktisatçı, tarihçi ve çoÄŸulcu düÅŸüncenin temsilcisiydi (Nove 1970). İngiliz endüstriyel geliÅŸimi üzerine çalışmaları ve iÅŸ çevrimleri teorisi, Joseph Schumpeter de dahil olmak üzere Avrupalı meslektaÅŸları tarafından iyi biliniyor ve saygı görüyordu (Blaug, 1986: 43). Ayrıca, 1811 yılında Ukrayna'nın doÄŸusundaki Kharkiv Eyaleti'nde baÅŸlayan ve İngiltere'deki Rochdale kooperatifinden önce gelen kooperatif çiftlik hareketini de incelemiÅŸtir. Kharkiv merkezli en ünlü çiftlik kooperatifi olan “Kharkivskoe Tovarishestvo” 1854 yılında kurulmuÅŸ ve 1880'den 1930'a kadar dünyanın un deÄŸirmenciliÄŸi baÅŸkenti olan Minneapolis, Minnesota'da bir toptan satış maÄŸazası da dahil olmak üzere otuzdan fazla bölgesel ÅŸubesi ile 1912 yılına kadar DoÄŸu Avrupa'nın en büyüÄŸü haline gelmiÅŸtir (Ancyferov, 1929).
DoÄŸu Ukrayna'daki kooperatif çiftlik hareketinin muazzam baÅŸarısına tanık olan Tugan-Baranovsky, yeni bir "doÄŸru sosyalizm" toplumsal düzeninin, özgürlük ve eÅŸitliÄŸi koruyarak özel giriÅŸimin ekonomik liberalizmi ile kooperatiflerin refah sosyalizmini birleÅŸtireceÄŸini savundu. “Social Foundations of Cooperation” (1916) adlı kitabında, Avrupa uluslarının kendi kendini yöneten sivil birlikler arasında ortak (yani kooperatif) karar alma sistemine dayanan federalizme benzer demokratik, merkezi olmayan bir siyasi sistem oluÅŸturacağını öngörmüÅŸtür. On dokuzuncu yüzyıl Ukraynalı liberal düÅŸünürler, Ukrayna'nın Pan-Avrupa siyasi birliÄŸine entegre edilmesini savunurken, Ukrayna için ulus inÅŸa etme araçları öngörmüÅŸlerdir.
Komünizm'den Liberalizme
Devlet terörü yirminci yüzyılın baÅŸlarında Sovyetler BirliÄŸi'ndeki liberal hareketi ortadan kaldırdı. Tugan-Baranovsky, 1917 Åžubat Devrimi'nden sonra Petersburg Üniversitesi'ndeki politik ekonomi kürsüsünden ayrılmış, Kiev Üniversitesi Hukuk Fakültesi dekanı olmuÅŸ ve kısa ömürlü bir Ukrayna hükümeti olan Merkez Rada'nın (1917-1918) Maliye Bakanlığı görevini yürütmüÅŸtür (Nove 1970). Sovyet Ukrayna'sında köylülük, çiftliklerin kolektifleÅŸtirilmesine ve kilise mülklerinin kamulaÅŸtırılmasına karşı direnmiÅŸtir (Subtelny, 2009; Plokhy, 2017). Sovyet hükümeti, patlak veren direniÅŸi bastırmak için 1932-1934 yılları arasında otuz iki milyonluk nüfustan üç ila altı milyon Ukraynalının ölümüne neden olan Terör-Kıtlık politikalarını uyguladı (Conquest, 1986; Subtelny, 2009; Plokhy, 2017; Naumenko, 2021).[7]
Liberalizm fikirleri, 1960'lar ve 1970'lerdeki muhalif hareket sırasında Sovyet toplumunun kamusal söyleminde yeniden ortaya çıkmaya baÅŸlamıştır. ÇoÄŸunluÄŸunu muhalif hareketin oluÅŸturduÄŸu yazarlar, sanatçılar, akademisyenler ve gazeteciler sivil özgürlükleri, insan haklarını ve etnik azınlıkların korunmasını savundular (Bazhan, 2004). Hükümet sansürü, özel mülkiyet hakları ve serbest giriÅŸim konularının kamuoyunda tartışılmasını engellemeye devam etti. 1960'larda, Sovyet sosyalist ekonomisine kar-zarar hesaplaması kavramını getiren Liberman ekonomik reformu (Kosıgin Reformları), ekonomik liberalizm konusundan kaçındı. Reform, devletin ekonomik planlama yöntemini ve Sovyet iÅŸletme yöneticisinin teÅŸvik sistemini deÄŸiÅŸtirmesi halinde sosyalist bir ekonominin üretim faktörlerini rasyonel bir ÅŸekilde tahsis edeceÄŸini varsayıyordu (Pejovich, 1969).
Avrupa topluluÄŸu ve Ukrayna'nın bu topluluÄŸun bir bileÅŸeni olması fikri, Ukrayna Helsinki Grubu'nun cesur bir deklarasyonunun ardından kamusal söylemde yeniden ortaya çıktı. 1975 yılında, aralarında Sovyetler BirliÄŸi'nin de bulunduÄŸu otuz beÅŸ ülke Finlandiya'nın baÅŸkenti Helsinki'de ilk Avrupa Güvenlik ve İş birliÄŸi Konferansı'nı düzenledi. Sovyetler BirliÄŸi Helsinki AnlaÅŸmalarını imzaladı ve halkının sivil haklarına saygı göstermeyi kabul etti. 1976 yılında Ukraynalı insan hakları izleme grubu, Ukrayna'nın BirleÅŸmiÅŸ Milletler'in kurucu üyesi olduÄŸunu ve bir Avrupa ulusu olarak kendi kaderini tayin etme hakkına sahip olduÄŸunu ilan etti. Genel olarak Ukrayna toplumu çalkantılı 1980'li yıllara gevÅŸek ya da neredeyse kaybolmuÅŸ bir liberal düÅŸünce geleneÄŸi ile girdi.
Sovyet Sonrası Ukrayna'da Liberal Gelenek
Rasyonalizm ve sivil toplum, bugün Ukraynalı liberal düÅŸünürleri birleÅŸtiren iki ortak ve tekrar eden temadır. F. A. Hayek rasyonalizmi "bireysel ve toplumsal yaÅŸamı akıl ilkelerine göre düzenleme ve akıl dışı olan her ÅŸeyi mümkün olduÄŸunca ortadan kaldırma ya da arka plana itme eÄŸilimi" olarak tanımlar (1960, 108).[8] Hayek, on sekizinci yüzyılda Avrupa liberalizminde iki ayrı geleneÄŸin ortaya çıktığını yazmaktadır. Fransız ya da rasyonalist gelenek, gelenekleri ve kurumları insan tasarımının sonuçları olarak ele alır; İngiliz ya da çoÄŸulcu gelenek ise ampirik ve sistematik deÄŸildir ve bunları kendiliÄŸinden ortaya çıkmış olarak ele alır.
Jacob Levy, rasyonalist liberalizmin tarihsel olarak liberalizmin baskın bir kolu olduÄŸunu savunmaktadır. Levy (2015: 2), rasyonalist liberalizmi ÅŸu özellikleri desteklemek olarak tanımlar: bürokratik rasyonelleÅŸme, hukukun üstünlüÄŸü, ara sosyal gruplardaki yerel tiranlıkların bozulması, entelektüel ilerleme ve bireyleri yerel grup gücünden koruyan merkezi devlet gücü. Rasyonalist liberalizm yerel, geleneksel ve gönüllü birlikler gibi ara gruplara ÅŸüpheyle yaklaşır çünkü metodolojik bireycilik onun temel ilkesidir. Levy çoÄŸulcu liberalizmi, metodolojik çoÄŸulculuÄŸa veya çıkar grubu politikasına dayandığı için ara grupları ve gönüllü birlikleri destekleyen bir liberalizm olarak tanımlar. Dolayısıyla liberalizm tek bir varlık deÄŸildir.
Modern Ukrayna liberalizminin kamu entelektüelleri ve hükümet yetkilileri arasında çok az sesi çıkmaktadır. En etkili liberal düÅŸünürler, Oleksandr Paskhaver ve Viktor Pynzenyk de dahil olmak üzere, 1990'larda piyasa reformlarını baÅŸlatan ve onlarla iliÅŸkili kalan eski neslin temsilcileridir. Ukrayna'da 1990'lardaki bu reformlara iliÅŸkin kamuoyu algısı büyük ölçüde olumsuzdur. ÖzelleÅŸtirme, oligarkların ve kleptokrasinin doÄŸuÅŸu ile iliÅŸkilendirilmektedir. Forbes dergisinin "Dünyanın Milyarderleri" listesine göre, Ukrayna'da milyon kiÅŸi başına düÅŸen milyarder sayısı (1996-2010) Hollanda ve İsveç'ten daha fazladır (bkz. Sanandaji ve Leeson, 2013). 2002 yılında, Ukrayna parlamentosunun yaklaşık yüzde 67'si bir ABD doları milyonerine eÅŸdeÄŸer kiÅŸisel servete sahipken, kiÅŸi başına düÅŸen gelir (PPP 2010 sabit fiyatları) 2.000 dolardan azdı (Subtelny, 2009: 654; Dünya Bankası 2022.). Yirmi birinci yüzyılın ilk on yılında, kamuoyu yoklamaları piyasa reformlarının en düÅŸük onay oranını aldığını, yüzde 43'ünün ise yeniden ulusallaÅŸmayı desteklediÄŸini göstermiÅŸtir (Denisova ve diÄŸerleri, 2009; Subtelny, 2009).
Turuncu Devrim'in (2004-2005) ardından demokratikleÅŸmede gözle görülür bir hızlanma olmasına raÄŸmen, piyasa kurumlarına yönelik kamuoyu onayı azalmaya devam etmiÅŸtir.[9] 1992 ve 2006 yılları arasında arazilerin özelleÅŸtirilmesi ve tarım arazileri piyasasındaki yasağın kaldırılmasına yönelik kamuoyu desteÄŸi azalmıştır (sırasıyla yüzde 65'ten yüzde 25'e ve yüzde 39'dan yüzde 21'e; Panina, 2006). 2005 yılında yapılan bir baÅŸka kamuoyu araÅŸtırması, yüzde 60'ın büyük ölçekli özelleÅŸtirmeye ÅŸiddetle karşı çıktığını göstermiÅŸtir (Paskhaver ve Verkhovodova, 2006). ÖzelleÅŸtirme Ukraynalıların çoÄŸunluÄŸu arasında popüler olmamaya devam etmiÅŸtir. Dünya DeÄŸerler AraÅŸtırması'na (2020) göre, Amerikalıların yüzde 60'ına kıyasla, sadece yüzde 19'u iÅŸletmelerde özel mülkiyetin artırılmasını desteklemektedir.
Yeni kurumsal ekonomi üzerine geliÅŸen bir literatür, iyi iÅŸleyen bir piyasa ekonomisinin bir dizi kurum gerektirdiÄŸini ve özel mülkiyet haklarının tek başına bu ekonominin iÅŸlemesi için yeterli olmadığını göstermektedir (Boettke ve Candela, 2020). ÖzelleÅŸtirme, rekabeti ve verimliliÄŸi teÅŸvik etmek için hukukun üstünlüÄŸünü, sözleÅŸmelerin uygulanmasını ve anti-tröst düzenlemelerini gerektirir. Piyasa odaklı kurumların yokluÄŸunda, kamu sektörünün özelleÅŸtirilmesi kayırmacılık ve oligarÅŸi yaratarak rekabeti ve ekonomik kalkınmayı engeller. Ukrayna'da özelleÅŸtirme, ekonominin "komuta merkezlerini" (çelik, kömür ve ağır makineler) oligarklara devretmiÅŸ ve ardından demokratikleÅŸmeyi sekteye uÄŸratmıştır (Paskhaver ve Verkhovodova, 2006).
Sovyet Ukrayna'sı dünyanın en büyük dört çelik üreticisinden biriydi. Yirmi birinci yüzyılın ilk on yılında çelik ürünleri Ukrayna'nın toplam ihracatının yaklaşık yüzde 40'ını oluÅŸturuyordu. Ukrayna'da kamu sanayi kuruluÅŸlarının fiili sahipleri olan eski Sovyet bürokratları, içeriden özelleÅŸtirme yoluyla kontrol haklarını elde etmek için yönetim haklarını zimmetlerine geçirdiler. Ağırlıklı olarak eski Komünist bürokratlar tarafından iÅŸletilen merkezi devlet yönetimi sistemi, özelleÅŸtirmeyi bir koruma ÅŸantajı olarak kullandı. Paskhaver (2014), özelleÅŸtirmenin bekçileri olarak hizmet edecek spontane gönüllü birlikler kurmadıkları için düzensiz kitleleri suçlar. Avrupa sosyal deÄŸerlerinin aÅŸağıdan yukarıya geliÅŸmesinin, yukarıdan aÅŸağıya bir ideolojik reformdan daha hızlı bir deÄŸiÅŸim getireceÄŸini savunur.
Paskhaver, birçok Sovyet sonrası ülkenin oyunun kurallarını belirleyecek temel aÅŸamayı atladığını savunmaktadır. Klasik liberal politik ekonomi, yasal devlet kapasitesini güçlendiren (kanun ve düzenin uygulanması, kamu mallarının saÄŸlanması) ve mali devlet kapasitesini kısıtlayan (vergi toplama ve yeniden dağıtım) bir anayasal sözleÅŸme tasarlama ve kurma ikilemini ortaya koymaktadır. Sovyet sonrası erken dönemde Ukrayna hükümeti, Sovyet rejimi tarafından kamulaÅŸtırılan özel mülkiyeti geri almak veya eski Sovyet bürokratlarını kamu görevlerinden uzaklaÅŸtırmak gibi demokrasi inÅŸası ve piyasa odaklı kurumsal mekanizmaları kullanmamıştır. Benzer ÅŸekilde Pynzenyk, Ukraynalı reformcuların hükümetin zimmetine para geçirmesini engelleyemediÄŸini ve devleti ulusal savunma, altyapı, refah sistemi ve çevre koruma gibi kamu hizmetleri saÄŸlama konusunda güçlendiremediÄŸini ileri sürmektedir (Bunyk ve Krasnozhon, 2018).[10] Devlet ve yurttaÅŸlar, hukukun üstünlüÄŸüne uymama konusunda bir sosyal sözleÅŸmeye girmiÅŸlerdir (Paskhaver ve Verkhovodova, 2006).[11]
Ukrayna'da Liberalizmin İvme Kazanması
Ukrayna liberalizmi Haysiyet Devrimi'nden (2013-2014) bu yana hız kazandı.[12] Ukrayna hükümeti yabancı liberalleri ve özgürlükçüleri reform politikaları tasarlamaları ve uygulamaları için teÅŸvik etti. 2014 yılında Gürcü özgürlükçü politika yapıcı Kakha Bendukidze (1956-2014) Ekonomi Bakanlığı Uzmanlar Konseyi'ne katıldı. Ölümünden birkaç hafta önce, MIT'den Daron AcemoÄŸlu ve Peterson Enstitüsü'nden Anders Åslund'un da aralarında bulunduÄŸu uluslararası uzmanlardan oluÅŸan bir ekiple birlikte Poroshenko yönetimi için bir piyasa reformları paketi hazırladı (AcemoÄŸlu ve diÄŸerleri, 2014). DoÄŸu Avrupalı ünlü piyasa reformcuları Leszek Balcerowicz ve Ivan Mikloš 2014-2015 yıllarında BaÅŸkan Poroshenko'nun (2014-2019) danışmanları olarak görev yapmışlardır.
2015 yılında parlamento ve Devlet BaÅŸkanı PoroÅŸenko Komünizmden arındırma reformunu yürürlüÄŸe koymuÅŸtur. Bu reform Komünizm ve Nazizm’i eÅŸit derecede kötü olarak deÄŸerlendirmekte, SSCB'nin İkinci Dünya Savaşı'nın 1939-1941 dönemindeki Nazi müttefiki statüsünü geri getirmekte, gizli Sovyet polis arÅŸivlerini açmakta ve Komünizm veya Nasyonal Sosyalizm hakkında propaganda yapılmasını yasaklamaktadır (Motyl, 2015). 2018 yılı itibariyle Adalet Bakanlığı yaklaşık üç yüz bin hükümet görevlisini taramış ve yaklaşık dokuz yüzünü iÅŸten çıkarmıştır (Ukrayna Adalet Bakanlığı 2019). Yaklaşık üç bin gizli polis memuru taramalardan kaçınmak için istifa etti. Ukrayna, 2014 ve 2021 yılları arasında yolsuzluk algısı endeksi dünya sıralamasında 142. sıradan 122. sıraya gerilemiÅŸtir (Transparency International 2021).
Çek Cumhuriyeti ve Slovakya, Komünizm sonrası dönemde Komünizasyondan Arındırma (lustration) reformunu uygulayan ilk ülkeler arasındadır. Bu iki ülke 1991 ve 1997 yılları arasında 303,504 kiÅŸiyi taramış ve 15,166 kiÅŸinin (yüzde 5) daha önce bulundukları devlet görevlerine geri dönmelerini yasaklamıştır (Ellis, 1996; Williams, 1999). Eski komünist ülkelerde komünizmden arındırma yasaları, kamu çalışanlarının ve kamu görevine aday olanların komünist rejim için çalışıp çalışmadıklarının incelenmesini gerektirmektedir (Ellis, 1996). Komünizmden arındırma, geliÅŸmekte olan demokrasiyi eski komünist siyasetçilerden korur, komünist geçmiÅŸi olmayan yeni bir yönetici eliti destekler ve hükümetin güvenilirliÄŸini ve statükoyu deÄŸiÅŸtirme konusundaki kararlılığını ortaya koyar.[13]
2014 yılında PoroÅŸenko yönetimi, ülkenin AB üyeliÄŸi gerekliliklerine hazır olma durumunu iyileÅŸtirmek için adem-i merkeziyetçilik reformunu baÅŸlatmıştır. Bu reform iki temel politikadan oluÅŸmaktadır: siyasi gücün yeniden dağıtılması, merkez ve yerel yönetimler arasında yeni bir bütçe sözleÅŸme sisteminin kurulması. Reform, özyönetim ve gönüllü birliktelik ilkesiyle örgütlenen yeni bir yerel bölgesel özyönetim (birleÅŸik bölgesel topluluk) kurumu oluÅŸturmuÅŸtur. Daha önce Sovyet Ukrayna'sının idari-bölgesel sistemi ülkeyi 25 il, 490 ilçe ve 10.900 belediyeye bölmüÅŸtü (Romanova ve Umland, 2019). Adem-i merkeziyetçilik sırasında, ortalama nüfusu 1.500 kiÅŸi olan düÅŸük yoÄŸunluklu kırsal alanlar ve kasabalar birleÅŸik bölgesel topluluklar (bundan böyle UTC'ler) halinde birleÅŸtirildi. UTC'lerin sayısı 2015'te 159 iken 2021'de 1.470'e yükselmiÅŸtir. Ortalama olarak, her bir UTC 4,7 oranında küçük topluluÄŸu birleÅŸtirdi ve 10.563 nüfusa sahip oldu. 2019 yılında Ukrayna nüfusunun yüzde 28'inden fazlası UTC'lerde yaÅŸamaktaydı (Ukraine's Center 2022).
2019 yılında parlamento ve Zelenski yönetimi, toplam tarım arazilerinin dörtte birini oluÅŸturan kamu tarım arazilerinin yönetimini ve açık artırmaya çıkarılmasını merkezileÅŸtirdi. Bu reform, bölgesel yönetimlerin kendi yetki alanları içindeki kamu tarım arazilerinin kiralama haklarını açık artırmaya çıkarmasını ve tüm kira gelirlerinin yerel yönetim bütçelerine gitmesini gerektiriyor. Bütçe sözleÅŸmesi sistemi, yerel yönetimleri ihalelerin artık hak sahipleri haline getirmiÅŸ ve yetki alanları arasındaki rekabeti artırmıştır. 2017 yılında arazi gelirleri tüm kırsal belediyelerin devlet gelirlerinin yüzde 20'sini oluÅŸturuyordu. Vasyl Kvartiuk, Thomas Herzfeld ve Eduard Bukin (2022), kırsal belediyeler tarafından açık artırmaya çıkarılan arsaların daha rekabetçi arsa kiralama sonuçları ve daha yüksek arsa kiralama fiyatları yarattığını tespit etmiÅŸtir. Devlete veya belediyelere ait 877.000 dönüm tarım arazisinin kiralama hakları 2014-2020 yılları arasında açık artırmaya çıkarılmıştır. Yerel yönetim ihaleleri bunların neredeyse yüzde 22'sini oluÅŸturmaktadır ve bu ihalelerin yaklaşık yüzde 90'ı 2019-2020 yıllarında yapılmıştır (Kvartiuk, Herzfeld ve Bukin, 2022).
2014 ve 2020 yılları arasında Ukrayna, Dünya Bankası'nın İş Yapma Kolaylığı sıralamasında 112. sıradan 64. sıraya yükselmiÅŸtir (Dünya Bankası 2021). 2019 yılında Bakanlar Kurulu, bakanlık sayısını üçte bir oranında azaltarak yirmi beÅŸten on yediye indirmiÅŸtir. Hükümet, bir veri tabanı ve çevrimiçi ihale sistemi kurarak kamu alımları projelerinin ÅŸeffaflığını ve rekabetini artırmıştır. Adem-i merkeziyetçilik reformu yerel ekonomik kalkınma projeleri arasındaki rekabeti artırmıştır. Belediyelerin ulusal vergi gelirlerindeki payı 2014'te yüzde 42 iken 2018'de yüzde 50'ye yükselmiÅŸtir. Yerel vergi gelirlerinin belediye bütçelerindeki payı 2014 yılında yüzde 0,7 iken 2018 yılında yüzde 26,1'e yükselmiÅŸtir (Romanova ve Umland, 2019).
Bununla birlikte, tarım arazisi piyasasındaki yasağın kaldırılmasının, son on yılda Ukrayna'daki liberalizm için en önemli baÅŸarı olduÄŸu iddia edilebilir. ABD Uluslararası Ticaret İdaresi'ne (2020) göre Ukrayna, dünyadaki kara toprak rezervlerinin neredeyse yüzde 30'una sahip, dünyanın en verimli yerlerinden biri. Arazi varlığının yüzde 70'ini tarım arazileri oluÅŸturmaktadır (Krasnozhon, 2011). Toprak reformu Aralık 1991'de hükümetin binalar, ekipmanlar ve tarım arazileri de dahil olmak üzere devlete ait çiftlik varlıklarını elden çıkarmaya baÅŸlamasıyla baÅŸlamıştır. Reform, arazi tapulaÅŸtırması, kupon özelleÅŸtirmesi ve devlete ait çiftliklerin yönetim-çalışan satın alımından oluÅŸuyordu (Krasnozhon, 2011, 2013, 2015). Bununla birlikte, 1992 tarihli Moratoryum Yasası tarım arazilerinin satışını yasaklayan bir sözleÅŸme getirmiÅŸtir.
İşleyen bir özel arazi piyasasının yasaklanması tarım sektörüne yatırımı azaltmış, etkin çiftlik yönetimini engellemiÅŸ, tarımsal büyümeyi sekteye uÄŸratmış ve kırsal yoksulluÄŸu derinleÅŸtirmiÅŸtir. 1990'ların sonlarında, çelik endüstrisinin öncülüÄŸünde ekonominin geri kalanı 1990'lardaki bunalımdan kurtulurken, tarımsal verimlilik çöktü. 1999 yılında çiftliklerin yüzde 98'i kârsızdı (Krasnozhon, 2015). 1990'lı yıllar boyunca tarım arazilerinin neredeyse yüzde 40'ı terk edildi. 1991 ve 2011 yılları arasında çiftlik istihdamı iÅŸgücünün yüzde 24'ünden yüzde 15'ine düÅŸmüÅŸtür (Krasnozhon, 2013). KentleÅŸme oranı yüzde 70'te kalmasına raÄŸmen kırsal nüfus 1990'lardan bu yana yüzde 15 oranında azalmıştır (Krasnozhon, 2013).
Yüz milyon dönümden fazla tarım arazisine sahip olan Ukrayna'nın en büyük ihracat sektörü tarımdır ve GSYH'nin yaklaşık yüzde 17'sini oluÅŸturmaktadır (Dünya Bankası 2022). Ukrayna, 2019 yılında dünya üretiminin yüzde 4'ünü gerçekleÅŸtirerek dünyanın ilk on buÄŸday üreticisinden biri olmuÅŸtur (Dünya Bankası 2022). Ukrayna'da 6,9 milyon arazi sahibi bulunmaktadır (Krasnozhon, 2013). 31 Mart 2020 tarihinde parlamento, tarım arazisi satış yasağını yürürlükten kaldırmıştır.[14] Neredeyse otuz yıllık yasağın ardından, tarım arazisi satışları 1 Temmuz 2021'de baÅŸladı. Åžubat 2022'ye kadar yaklaşık yarım milyon dönüm (toplam tarım arazisi alanının neredeyse yüzde 0,5'i) satıldı.
Sonuç
GeçtiÄŸimiz on yılda dünya, iki eski Sovyet ülkesi olan Ukrayna ve Rusya arasındaki iliÅŸkilerde köklü bir deÄŸiÅŸime tanık oldu. BaÅŸkan Yeltsin'in 1990'ların başında Donbas ve Kırım üzerindeki toprak iddiaları 2010'larda Rus hükümeti tarafından yeniden gündeme getirildi. Rusya 2014 yılında Ukrayna topraklarının neredeyse yüzde 5'ini oluÅŸturan Kırım'ı ilhak etti ve topraklarının yüzde 9'unu oluÅŸturan Donbas'ta ayrılıkçılığı baÅŸlattı (Plokhy, 2017). İki ÅŸehri Donetsk ve Luhansk olan Donbas, ülkenin sanayi üretiminin yüzde 20'sini ve nüfusunun yüzde 17'sini oluÅŸturuyordu (Subtelny, 2009: 608). Bununla birlikte Ukrayna baÅŸarılı liberal siyasi ve ekonomik reformlar gerçekleÅŸtirdi.
Modern liberalizm demokrasiyle yakından baÄŸlantılıdır. Haysiyet Devrimi'nden (2013-2014) bu yana Ukrayna'da demokratikleÅŸme önemli ölçüde hızlanmıştır. Hükümet iki kritik reformu hayata geçirmiÅŸtir: Komünizmden arındırma ve devlet idaresinin merkeziyetçilikten arındırılması. Komünizmden arındırma reformu, gizli polis memurları da dahil olmak üzere eski Komünist hükümet yetkililerini ve idari personeli taramadan geçirdi (Motyl, 2015). Ademi merkeziyetçilik reformu, siyasi otoriteyi merkezi hükümetten belediyelere yeniden dağıtmıştır. Bu reform, yeni bir yerel ve öz-yönetim kurumu (birleÅŸik bölgesel topluluk) getirmiÅŸ ve ülkenin idari-bölgesel seçim haritasını yeniden çizmiÅŸtir (Romanova ve Umland, 2019).
Ayrıca devlet, ulusal ve yerel hükümetler arasında yeni bir bütçe sözleÅŸme sistemi kurarak kamu tarım arazilerinin yönetimini ve açık artırmasını ademi merkezileÅŸtirmiÅŸtir. Bu reform, arazi kiralama piyasalarında rekabeti artırmış ve yerel yönetimlerin arazi kiralama gelirlerini yükseltmiÅŸtir (Kvartiuk, Herzfeld ve Bukin, 2022). Hükümet ayrıca bakanlık sayısını üçte bir oranında azaltmış, kamu ihalelerinin ÅŸeffaflığını artırmış ve iÅŸ kaydı ve sözleÅŸme uygulamalarını kolaylaÅŸtırmıştır. Son olarak, tarım arazileri piyasasındaki yasağın kaldırılması, son on yılda Ukrayna'da liberalizmin elde ettiÄŸi en önemli baÅŸarı olmuÅŸtur.
[1] The Independent Review, v. 27, n. 3, Winter 2022/23, ISSN 1086–1653, Copyright © 2022, pp. 435–447
[2] Leonid A. Krasnozhon New Orleans Loyola Üniversitesi'nde ekonomi alanında doçenttir. Yuliya V. Yehorova, Kharkiv Ulusal İnÅŸaat MühendisliÄŸi ve Mimarlık Üniversitesi, Kharkiv, Ukrayna'da ekonomi doçentidir. Yuliya yerinden edilmiÅŸtir ve Slovak Cumhuriyeti'nde ikamet etmektedir.
[3] Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Tarih Fakültesi, Tarih Ana Bilim Dalı Mezunu / Biz Özgürüz Hareketi DerneÄŸi Yönetim Kurulu BaÅŸkanı / kmlsari2003@gmail.com / ORCID: 0000-0002-3577-6031
[4] 1990'larda Rus parlamentosu, Kırım'ın 1954'te Ukrayna'ya devredilmesinin meÅŸruiyetini sorgulayan birkaç karar yayınladı. 1997 Rusya-Ukrayna anlaÅŸması eski Sovyet Karadeniz Filosunu bölüÅŸtürdü (Rusya filonun yüzde 80'ini aldı) ve Kırım'ın toprak sorununu çözdü.
[5] Ekim Manifestosu (1905), Rus siyasi sisteminde mutlakiyetçilikten anayasacılığa kısa süreli bir geçiÅŸi baÅŸlattı. Åžubat 1917 Devrimi, Nicholas II'nin (1894-1917) Mart 1917'de tahttan feragat etmesine ve geçici hükümeti kurmasına yol açtı. Ekim 1917 Devrimi bu hükümeti devirmiÅŸ ve Sosyal Demokratların BolÅŸevik kanadının kontrolü altında Sovyet hükümetini kurmuÅŸtur.
[6] 1870'lerin başında Alman tarihselciler, Almanca konuÅŸulan Avrupa'da iÅŸçi ve köylülerin ekonomik ve sosyal zorluklarını hafifletmek için sosyal politika reformunu savunan sosyal bilimcileri içeren Socialpolitik hareketini kurdular.
[7] Naumenko (2021) sadece 1933 yılında ölenlerin sayısının 2,6 milyon olduÄŸunu tahmin etmektedir.
[8] Hayek (1960), Bernard Groethuysen'in "Rationalism," Encyclopedia of the Social Sciences, cilt 13, s. 113'teki rasyonalizm tanımını kullanmaktadır.
[9] Kuçma yönetimi 2004 yılında yapılan cumhurbaÅŸkanlığı ikinci tur seçim sonuçlarına görevdeki BaÅŸbakan Victor Yanukoviç lehine hile karıştırmıştır. Viktor YuÅŸçenko, halkın protestoları ve Yüksek Mahkeme'nin ikinci tur seçimleri geçersiz sayma kararının ardından seçimi kazandı. Turuncu Devrim hakkında daha fazla bilgi için lütfen Plokhy 2017 ve Subtelny 2009'a bakınız.
[10] 1991 yılında Viktor Pynzenyk parlamento üyesi seçildi. Kravchuk yönetiminde (1991-1994) ve ilk Kuchma yönetiminde (1994-1999) ekonomi bakanı, baÅŸbakan yardımcısı ve baÅŸbakan birinci yardımcısı dahil olmak üzere hükümet pozisyonlarında (1992-1997) bulundu. Pynzenyk, 2005-2009 yılları arasında YuÅŸçenko yönetimi sırasında maliye bakanı olarak görev yaptı.
[11] Paskhaver, 1990'larda ekonominin özelleÅŸtirilmesinin mimarlarından biri ve özelleÅŸtirmeyi izleyen Kiev merkezli bir düÅŸünce kuruluÅŸu olan Ekonomik Kalkınma Merkezi'nin kurucularından.
[12] 21 Kasım 2013 tarihinde CumhurbaÅŸkanı Yanukoviç, Avrupa BirliÄŸi ile Ortaklık AnlaÅŸması ve Serbest Ticaret AnlaÅŸması imzalanmasını reddetti. Bu karar Kiev'de halk protestolarına yol açtı ve büyüyen protesto hareketi tüm Ukrayna'ya yayılarak yönetiminin düÅŸmesine neden oldu. Parlamento 22 Åžubat 2014 tarihinde oybirliÄŸiyle onu görevden aldı. Haysiyet Devrimi hakkında daha fazla bilgi için lütfen Plokhy 2017'ye bakınız.
[13] Komünizm sonrası ülkelerde uygulanan lustration yasalarının bir incelemesi için Ellis 1996'ya bakınız.
[14] Halkın Hizmetkarı partisinden BaÅŸkan Zelenskiy, kitle iletiÅŸim araçlarında sıklıkla özgürlükçülükle iliÅŸkilendirilmektedir. Partisi Ukrayna parlamentosu Verkhovna Rada'da çoÄŸunluÄŸu elinde bulundurmaktadır. Partinin açıklamasına göre parti, sol ve saÄŸ siyaset arasında bir denge kurarak merkezciliÄŸi benimsiyor. https://sluga-narodu.com adresinde.