KURUMSAL
Milei Sözlüğü: Siyasi Kast (La Casta)
SÜLEYMAN ULUKUŞ
Siyasi kast, Javier Milei’nin siyasal söyleminin merkezinde yer alan ve seçmen mobilizasyonunu doğrudan mümkün kılan temel kavramlardan biridir. Milei’ye göre kast; Arjantin’de siyasi karar alma mekanizmalarını kontrol eden, ayrıcalıklı bir azınlık sınıfını ifade eder. Bu grup, halkın ortak çıkarlarını temsil etmek yerine kendi maddi ve politik çıkarlarını önceleyen, toplumsal gerçeklikten kopmuş bir siyasal elit yapılanmasıdır.
Milei, siyasi kastı yalnızca siyasetçilerle sınırlamaz; onu aynı zamanda büyümüş, hantallaşmış ve israfçı bir devlet bürokrasisi olarak tanımlar. Bu bürokratik yapı, kamu kaynaklarını verimsiz biçimde kullanmakla kalmamakta; ekonomik kalkınmayı engelleyen, hesap verebilirlikten uzak ve şeffaf olmayan bir düzen üretmektedir. Milei’nin anlatısında kast, kamu kaynaklarını halk yararı yerine kendi devamlılığı ve çıkarları için kullanan kurumsallaşmış bir yolsuzluk düzeni oluşturur.
Bu sistemin Arjantin’de uzun yıllardır süregelen yerleşik bir yapı olduğunu savunan Milei, ülkenin kronik ekonomik ve siyasal krizlerinin temel sorumlusu olarak bu kast düzenini gösterir. Kastın oluşumu ve güçlenmesinde en etkili ideolojik-siyasal hat olarak Peronizm ve Kirchnerizm öne çıkar. Milei’ye göre devletin ekonomik süreçlerde giderek daha fazla rol üstlenmesi, kastın toplumsal kaynaklar üzerindeki denetimini genişletmiş ve bu düzeni kalıcı hâle getirmiştir.
Milei’nin söyleminde kast; hırsız politikacılar, rüşvetçi iş insanları, işçilerin çıkarlarını sattığını iddia ettiği sendikalar, rüşvetle çalışan gazeteciler ve statükocu teknokratlar gibi gruplardan oluşur. “Statükocu teknokratlar” kavramı, mevcut sistemin sürmesine hizmet eden profesyonel çevreleri kapsar; bu gruba akademisyenler, hukukçular, danışmanlar, bürokratlar ve bazı ekonomi uzmanları da dahil edilebilir. Milei’ye göre bu unsurlar, kimi zaman işbirliği içinde kimi zaman da çatışıyor gibi görünerek halkın algısını yönlendiren bir ağ oluşturur ve kast düzeninin devamlılığını sağlar.
Milei, siyasi kastı ortadan kaldırmak için üç aşamalı bir strateji önerir: minimal devlet anlayışı, liberteryen reformlar ve yolsuzlukla mücadele. Ona göre Arjantin’in en temel ekonomik problemi enflasyondur ve bunun kaynağı para arzının kontrolsüz biçimde artmasıdır. Bu nedenle sorunun merkezinde Merkez Bankası bulunmaktadır. Milei, ekonomik istikrarsızlığın tarihsel olarak hiperenflasyon dönemleriyle zirveye çıktığını, bu sürecin yalnızca ekonomik değil toplumsal ve siyasal düzlemde de yıkıcı sonuçlar ürettiğini savunur. Bu yıkımın, kast düzenini derinleştiren temel dinamiklerden biri olduğu görüşündedir.
Bu çerçevede Milei’nin yol haritası; dolarizasyon, Merkez Bankası’nın kaldırılması ve ardından kamu harcamalarının kısılması, vergilerin düşürülmesi ve devlet müdahalesinin azaltılması gibi adımları içerir. Döviz kontrollerinin kaldırılması ve dış ticaretin serbestleştirilmesi de yatırım ortamını iyileştirecek tamamlayıcı hamleler olarak sunulur. Sonuç olarak Milei, Arjantin’in yaşadığı ekonomik çöküşü devletçi-popülist yönetim anlayışına, kurumsal zayıflığa ve bu zeminde güçlenen siyasi kast düzenine bağlamakta; çözüm olarak ise devletin küçültüldüğü serbest piyasa temelli radikal reformları önermektedir.